30/5/2008 - öLüR MüYdÜn SaNkİ SeVsEn BeNi
senin için yalnız bıraktım kendimi. Neşterden bozma bir tahterevalli üzerindeyim de kimseyle oynamak istemiyorum sanki kimse yok karşımda buna rağmen yerde karşımdaki oturak, evet yerde! Hem boş hem yerde! Havada olan benim havada asılı olan! Ben varsam bir ağırlığım da olmalıydı hâlbuki benim yanlış mı?
Eksik buluyor musun hiç göremediğin yerlerini? buluyorum ben nasılsın diyorlar mesela iyidir diyorum ne olsun,aynı sonra diyorum ki kendime ben istenmiyor olmakla ilgiliyim
bi kaç bir şey var hiç unutmuyorum..! bi kere karşılaştık ya hatırlıyor musun ne kadar güzeldi.. eski sevgililer neden arkadaş olamasın tadındaydı gerçi ama güzeldi sen çok güzeldin geceydi, evine kadar yürüdük yoruldun çok hafif kızardı yanakların azıcık alkollüydün özlemiş gibiydin üstelik beni çok konuşmadın bi kaç bir şey anlattın ki önemsemiyordun anlattıklarını ama gözlerin parlıyordu, anlatabiliyor olmayı sevmiş gibiydin nasılsın dedin sonra birden gerçekten nasılsın diyordun iyidir dedim ben ne olsun, aynı demedim çok mutluydum çünkü utanmasam ağlayacaktım
o kadar yakın mıydı senin evin çok çabuk varmadık mı? Çok mu hızlı yürüdük ki ben mi hızlı yürüttüm seni? Ve sen o apartmana ne zaman girdin de ne zaman söndü o ışık? Sonra ben dedim ki kendime ben istenmiyor olmakla ilgiliyim utanmadım ağladım
nasılsın Su? Mutlu musun? Büyüksün benden farkında mısın havada olan benim havada asılı olan artık debelenmiyorum ayna önünde iyi göründüğüm bi açı yakalayana kadar kabullendim bile sayılır çirkinliğimi temizlemiyorum odamı heyecanla uyanmıyorum nasılsın diyorlar mesela iyidir diyorum ne olsun aynı.
senin için yalnız bıraktım kendimi fedakar aşık tadında değil yada aklanmaya çalışan yahu da tadında öyle bıraktım işte elimde olmadan hiçbir şey talep etmeden bıraktım hatta bir ölü nasıl aklayamazsa kendisini öyle..!
bi kaç bir şey var hiç unutmuyorum dedim ya! terminalleri de unutmuyorum.. sen giderken daha soğuk olurdu terminaller.. ağlardın bazen,ben ağlamazdım.. bir mecburiyeti çoktan kabullenmiş hatta o mecburiyete alışmış gibi susardım.. Güçlü biri gibi susardım ki yemin ederim kimsenin yanında senin yanında hissettiğim kadar güçsüz hissetmezdim kendimi! (bilmiyorum güçsüz mü doğru kelime aciz mi) bu her zaman böyleydi.. En çok terminallerde böyleyi bu kıskançlık krizi oldu sonra böyleydi bu dediğimin adı yemin ederim olsun istemedim ben kendi kendine oldu depresyon oldu sonra oldu işte bir şeyler neticede ben unutmuyorum terminalleri ki ne zaman gitsem o terminallere(sadece gitmek zorunda olduğum zamanlarda gidiyorum) çatlaklar görüyorum yerlerde büyük bir hüzün görüyorum o çatlaklardan havaya karışan neden kimse görmüyor bunu da bir ben görüyorum?
ve Su, bir mecburiyeti çoktan kabullenmiş hatta o mecburiyete alışmış gibi yalnız bıraktım kendimi senin için sıfır altı gün sıfır sekiz gece sustum önce sonra iyidir dedim ne olsun aynı ve bakıp aynada gittikçe çirkinleşen yüzüme ben dedim ben istenmiyor olmakla ilgiliyim ve Su, alıştım ben alıştım... Hatta evrenin bütün yalnızlıklarını üstüme alındım…
EMRE AYDIN *mMm
|